Hayat Hepimizden Akıllı


Hayatın akışın içerisinde insanın farkındalıkları da artıyor. İnsan aslında kendine koyduğu sınırlardan vazgeçmediği ölçüde var. Kendinden, hayallerinden ve isteklerinden. Fakat bazen de bazıları o sınırın ilüzyonundan kendi gerçek benliğine ulaşamıyor. Ya da bunun üzerine çok düşünmüyor da diyebiliriz. Bazılarının sınırını da kendi, hayalleri ya da istekleri değil; basit ihtiyaçlar çiziyor. Reklamlarda da diyorlar ya tarafını seç diye. Tıpkı onun gibi tarafını iyi seçmek lazım.

 Peki ya ben tarafımı seçebildim mi? Hayatımı bir sisteme koyabildim mi? Bunun üzerine düşünmeden edemiyorum. İnsan bunu bir mühendis edasıyla yapabilir mi ki? Yoksa hayatın örüntüsü buna müsait değil mi? Bence hayatın bir örüntüsü var ve bizim bunu sisteme koyacak gücümüz yok. İşte bu yüzden kendi akışımı doya doya yaşıyorum. O örüntülerde keşfettiklerim de beni doyurup besliyor. Sanatıma yansıyor. 

 Bir de başkalarının seslerine kulaklarımı kapattım. Özellikle de beni tüketecek olanlara. Hayat yeterince zor ve belirsizken bir de dıştan bizi tüketenlere ihtiyacımız yok. Bizi kendimizden şüpheye düşürecek her sese ve bu kendi sesimiz bile olsa, kanallarımızı kapatmalıyız. Hayat bu kadar kısayken, küçük huzursuzluklardan beslenip kendimizi zehirlemeye gerek var mı?

Bu gecenin ilhamı kendi irade gücümüze gelsin. Hayatın belirsizliğine rağmen bize yaşam gücü veren irademize.

                                                                                    Neşe ve sevgiyle kalın!

                                                                                     DİLARCE'S

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendinde Köklenmek

Bayram ve Yağmur